Wednesday, March 28, 2007

a response to blog was named "An another weekend in Kuşadası without Melis :))"

While the winter is going on without raining and snowing, weekends of weeks which are passing accompanied by working hard also give us chances to relax with open air activities on saturdays and sundays. We could not write for a long time due to having nice weekends...!

At the weekend which was 10-11 March 2007, the weather was extremely nice and on sunday, by having a sudden desicion, we unfastened the hawsers. According to our neighbours Mr. Alpay and his wife Mrs.Aynur's suggestions we were going to fish and we also caught fishes...[ look at the picture is near the blog comes before this one :) ] . The crew in which Elif, Nazife, Önder, Alpay and Aynur participated caught a lot of fishes. In the evening while the sky was becoming dark when we returned the marina actually we were aware of being a bit cold. However, a sincere conversation and fishes which were almost cooked and eaten helped to become warmer.
( Thank you, dear Alpay and Aynur)

Dear my father, you had better to watch out for your words ( please tell me if you are happy without me ) : (

This is Melis : )
I am a student in Ankara constantly and as many of you know there is no sea. Although I am not regretful about being a student in Bilkent, I have had a desire for involving your crew list so far I read the blog of my father. Wait me! I will follow through my courses and we will sail together : )

PS: I am sorry about slipping up in my blog grammatically. I am just a student in upperintermediate level. ;)

Sunday, August 06, 2006

Kuşadası'nda haftasonu


Son zamanlarda beni mutlu eden tek şeyin rüzgarın doldurduğu çift yelkenle denizin üstünden kaymak olduğunu fark ettim bu haftasonu. Babam ve ben çıktık seyire ; rüzgara göre yön verdik dümenimize ; hem genova hem de ana yelkeni bastık. Bazen rüzgarın , bazen nazlanan yelkenimizin oyununa geldik. Çok keyifli bir kaç saat geçirdik denizde. Yelkenin, rüzgarın, denizin büyüsüne kapılıp fena yanmışız güneşin altında. Her birimiz kırmızıdan özenle bir ton kapmışız...Ne canımın acısı ne de başka birşey tadımı kaçırabildi cumartesi günü. Pembe yanaklarım, huzur buymuş bakışlarım ve ben iyi başlıyorum haftaya...

Friday, August 04, 2006

denizin çocuğu olmak...

mavi semanın altında gizemli bir derinlik...en yakın arkadaşı rüzgar...kucaklarında gezdirdikleri yelkenliler...beyaz köpük gibi dalgadan dalgaya kaydırdıkları minik çocuklar.
neşeleri yerindeyse mükemmel bir yelken keyfi yapmanıza müsade eder bu ikili. Ama yok kızdırmışsa birileri onları...En hırçın kimlikleri çıkar ortaya; boy ölçüşemezsiniz dalga boylarıyla, baş edemezsiniz tokat gibi inen rüzgarla...
iyi geçinmeli onlarla, küstürmemeli ki en anaç yönleriyle kucaklasınlar biricik çocukları yelkenlileri ve rüzgara misafir motor yatları.
kapısı yüzen herşeye açık bu misafir perver ikilinin. Yıldız ailesinin pandorasını da böyle alıp bastı bağrına deniz. benim güzel kızım gezinsin dilediği gibi dedi ve rüzgarı baba yaptı yelkenimize. pandora artık denizin çocuğu...